Ana içeriğe atla

şarkılarla yaşayanlar


Biraz da samimi sohbetler edelim istedim. Karantinada olduğumuz bu günlerde sıkıntıdan için için ne yapsak diye düşünenler genelde kendilerini şarkılarla dolu bir çukura düşmüş buluyor. Belki de düşülmek istenecek tek çukur... Ben de naçizane kendimi orada buldum. Tutunduğum dallardan en güçlüleri playlistlerim oldu. Son zamanlarda Spotify kullanmayan neredeyse kalmadı biliyorum. Bu yüzden linkleri aşağıya bırakacak olsam da bütün kitlelere hitap etmek amacıyla şarkı isimlerini de telaffuz edeceğim bu yazıda.

Müziğin büyülü dünyası genrelerle yani türlerle parçalanmış ve derlenmiş halde. Kimimiz pop müziğe, kimimiz caza, kimimiz bluesa, kimimiz rocka, kimimiz punka veya sayamayacağım daha birçok türden bazılarına kendimizi daha yakın hissederiz. Özellikle son dönemlerde rap parçalar oldukça revaçta. Ben şahsım rap müziğe hep ön yargılı dururdum ama son zamanlarda hepimizin kulaklarına o kadar aşina gelmeye başladı ki mutlaka herkesin döngüye aldığı birkaç rap parçası oldu. 

Müziğe olan tutkum küçükken eğlenmek içindi. Şimdilerdeyse sadece eğlenmek değil kafa dağıtmak, hüzünlenmek, rahatlamak ama en çok da haz almak için. Müzik dinlerken tattığımız duygular bazen bizleri zevkin doruklarını çıkarır. Evde temizlik yaparken mırıldanan birinden tutun kendi albümünü çıkarmak için stüdyoda bulunan birine kadar. Aynı kefeye konulması imkansız olsa da duygularda birleşmek hiç de zor değil. 

Sabah uyanır uyanmaz açtığım radyo ile günüm başlıyor. Genelde sabahları ve gün içinde de çoğunlukla dinlediğim radyo kanalı TRT Radyo-3 (frekansı 93.6). Sadece şarkı dinlemek için dinleyenlerden değil de müziğe olan ilginizle de dikkat çekenlerdenseniz bu radyo kanalını kesinlikle öneririm. Yayın akışına buraya tıklayarak ulaşıp dinlerken dünya turu atıyor hissine kapılabilirsiniz.

Online dersler başladıktan sonra aralarda Spotify'da daha sakin şarkılar dinlemeye çalışıyorum. Genel olarak belli bir düzeni olmasa da Türkçe ise genelde alternatif rock gruplarını (Yüzyüzeyken Konuşuruz - Kazılı Kuyum, grubun en yeni şarkısı olan indie parça) seçerken yabancı şarkılarda ise çok çeşitli sanatçıları (Jacinthe - Last Mistake, gitar eşliğinde akustik tarzda metroda keşfedilmiş bir yeteneğin şarkısı) tercih edebiliyorum.

Online dersler bittikten sonra kendime vakit ayırırken genelde güne enerjik devam edebilmek için yabancı pop şarkıları tercih ediyorum. Abba, Elton John, Elvis Presley başta gelirken günümüzden ise daha çok 1990 ve 2000 yılları sırasında yapılan şarkılara başvuruyorum. 

5 çayına kadarki müddette ise dünyadan sesleri dinliyor, İspanyolca'dan Sırpça'ya kadar birçok dilde icra edilen şarkılarla (Goran Bregovic – Ederlezi, Balkanlar'a ait bir halk şarkısı)  buluşuyorum. Sonraki zaman diliminde tekrar enerji toplamak suretiyle Türkçe 70'ler, 80'ler ve 90'lar pop şarkıları veya Anadolu rock (Altin Gün - Anlatmam Derdimi, Hollanda'da Türkçe şarkılar icra eden grubun farklı bir yorumu) dinliyorum.

Akşama doğru sözsüz müzikler (Layla Frost, Solitude), jazz (Grover Washington - Just The Two Of Us) veya eski rock parçaları (Badem - Sen Ağlama) genelde yoldaşım oluyor. Gece saatlerindeyse slow parçaları (Yasmeen Olya - O Habibi, arp eşliğinde arapça dinlendirici bir şarkı; bir başka öneri, AaRON - U-Turn Lili) ve türküleri (Grup Abdal - Ervah-ı Ezelde) tercih ediyorum.

Bunların yanı sıra bahsettiğim gibi rap parçalarının oldukça rağbet gördüğü bu dönemde ben de özellikle Ezhel veya Şanışer şarkılarını dinliyorum denebilir. 

Şarkıların ve hatta siyasi olanların bile bir kimliği olmadığına inandığım için hiçbir dilde veya düşüncede bir şarkıyı dinlemek için tereddüt etmiyor kendimi ritmin akışına bırakmayı yeğliyorum.

Ukulelemle birlikte birkaç parça çalmaya yeltendiğimizde her seferinde ne kadar keyifli olsa da bir o kadar emek isteyen bir iş olduğunu fark ediyorum. Dünyayı biraz daha çekilebilir yaptıkları için bu yola baş koymuş ve işini müzik uğruna yapan bütün müzisyenlere de şükranlarımızı sunuyorum. 

Spotify profilime buraya tıklayarak,

Burada bahsedemeyeceğim daha yüzlerce parçayı barındıran ama ince eleyip sık dokunarak oluşturulduğu için mümkün mertebe az şarkının bulunduğu Spotify playlistime buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Karantinada birkaç şarkı keşfetmenize yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Sağlıcakla kalınız. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

spontan bir bencillik

Uzun zamandır bloga yazmak için içerik oluşturuyorum. Bir sürü bulmuş olmama rağmen onları yazarken ne kadar sıkıldığımı ve spontane olmadığı sürece bunu yapmanın bana hiç mi hiç keyif vermediğini fark ettim. Çünkü hobilerin de artık sana keyif vermiyorsa ne için yaşıyorsun ki? Hayat kısa, sandığımızdan daha da kısa. Bazen son birkaç yılın nasıl bu kadar hızlı geçtiğine inanmakta zorluk çekiyorum. Daha hislerini hala taze tutan anılarımın bu kadar geçmişte kalması beni derin bir üzüntü haline sokuyor. Bu kısa yaşam serüveninde kendimize katı kurallar koyarak yaşamaya çalışmayı artık doğru bulmuyorum. Evet, artık... Önceden böyle düşünmezdim. Her zaman her şeyin en iyisi olmak çok büyük önem teşkil ediyordu. Mükemmel olmak gerekir sanıyordum. Hedeflerimi, ideallerimi, ilişkilerimi, hobilerimi buna göre düzenliyor, mutluluğu ikinci plana bırakıyordum. Ya da bunların mutluluk getireceğini zannediyordum. Mühendis ol, avukat ol, doktor ol gibi her kafadan bir ses çıkıyordu. Başkalarının söy...

Çocuk İstismarı Suçtur

Son günlerde tanık olduğum videolar, tweetler, fotoğraflar ve haberler yüzünden bu yayını yazmaya karar verdim. Günden güne sosyal medyanın da yardımıyla yaratılan sansasyonlar ile farkındalık kazanması gerekirken gittikçe daha da fevkalade sarsıcı durumlar vuku bulmaya devam ediyor. Az önce bir arkadaşım sayesinde bir video izledim. Şahıs (Ayşe Tükrükçü,47) 9 yaşında amcası tarafından tecavüze uğradığını belirtiyor. Bir günde 3 kere tecavüze uğrayıp anneannesi vücudundaki diş izlerini sorduğunda amcasının da tembihlediği üzere düştüğünü söylüyor. Kahvaltıda annesiyle babası evde olmayan Tükrükçü'yü, amcasının, sofrada kucağına oturtup okşayıp severken bir yandan tecavüz ettiği ifade ediliyor. Tükrükçü olayı annesiyle paylaştığında ''9'' yaşındaki çocuğa annesi, 'kim bilir neler yaptın da amcana suç atıyorsun' tarzı ve daha ağır ifadelerle çocuğa karşı çıkıyor. ''9'' yaşındaki bir çocuğu cinsel arzusu olmak yolunda bir şeyler yapmakla itham...

Yön Veremedik

Kanımca kandırıldık. Son zamanlarda hayatın heyecanı, bir süs eşya gibi. Olmasa da olur ama olmazsa olmaz. Ufacık şeyleri yaşamın vazgeçilmezi haline getiren bizler, küçük ayrıntılara takılmaktan daha büyük detayları hep kaçırdık. Kendimizi en güçlü zannettik ve yanıldık. Yapabileceklerimizi küçümsedik, bu yüzden başarılı olamadık. Hayatın akışına da bir türlü ayak uyduramadık. Çocukken kurduğumuz hayalleri gerçekleşecek sandık. Büyülü bir evrenin varisi gibi hissettik. Ayrıca, hissettirildik. Oysa kapitalist sistemin köleleri olduğumuzu anlamak çok vaktimizi almadı. Sadece görmezden geldik. Geceleri kutu kadar evinde yatağı olmadan büyüyen çocuk çevresinin söylemleriyle kendini fabrikatör olacak sandı. Fabrikada işçi oldu. Memur ailenin çocuğuysa astronot olma deryasındaydı. Zabıt katibi oldu. Babası senarist, annesi üst düzey yönetici olan çocuk da bir hiç uğruna güzel sanatlar okuyup kötü yola düştü. Şu anda hapiste. Müebbet diyorlar. He bir de ailesi gerçekten fabrikatör olan bir ...