Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

merdümgirizleşenlerden

Her şey yavan ve herkes. Odalar ışıksız ve gökyüzü. Yıldızlar sönük ve güneş. Anlam karmaşaları gönlümün buhranları. Tatsız sohbetler ve samimiyetsiz. Dalgaların vücudundaki dokunuşlarını göz ardı etmiş ve hissetmemiş. Hissiz. Çıplak ayakları çakıl taşlarında yürürken acımış ve ayakkabı giymiş. Kum saatini ters çevirmiş ve oturup beklemiş. Gelmemiş. Kar küresini sallamış ve her kar tanesiyle birlikte düşmüş. Düşünmemiş. Çırılçıplak bedeni yeter demiş ve dinlememiş. Dünyayı avuçlarına koymuş ve avuçları avuç olmaktan çıkmış. Anlamamış. Ben olmuş, sen olmuş ve o. Sorgusuz zihin ve sualsiz. Beklentisiz. Zaman sırnaşıyor ve hayaller. Hepsini kucaklıyor, seviyor, öpüyor. Açgözlü. Arzuhali, arzusundan anlayan sanıyor. Cahil. Yaşadıkları derlenmez ve yaşattıkları. Aynı. Aynısı. Aynılarından. Gibi. Herkes gibi. Biri. Onlardan biri. Hepsinden biri. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan. Sıradan.

canımın cananı

Ufak tefek kırıp döktüklerini toparlamaya çalışıyordu. Yaşananları bir kenara koymak, unutmak istiyordu. Bu kadar kolay mıydı? Hafıza silinir miydi kolayca? Unutulsa da kader bizi bir daha birleştirir miydi acaba? Kafamdaki soruları yeni sorular tazeliyor, içinden çıkılmaz bir karambole sürükleniyordum. Kendimi onsuzluğa alıştırmaya çalışmış ama yapamamıştım. Bunu ne kendime ne de ona itiraf etmek istemiyordum. Beni neredeyse aldatacak olan bu şahsa tekrar güvenemiyordum. Metroda tanıştığım benden yaşça büyük hoşça bir adamla müzik dinlemek istiyordu sadece canım. Yeniden başlamak istiyordum. Onu unutmak... Ve başardım. Onu hem hayatımdan, hem hafızamdan hem de kalbimden çıkardım.  İçselleştirdim, yokları bile var ettim gözümde. Gömdüm en derinlere.  Ya da sadece kendimi kandırdım. Onu bi kere görünce, kokusunu bir kere duyunca yine şişelere sarıldım. Ama bu sefer o kadar acınası değildim. Güçlüydüm. Onu istedim iliklerimde. Başucumda yine bana şarkılar söylesin, kitaplar okus...

Seni Seviyorum

Oy çokluğuyla aşkın bir uyuşturucu olduğuna karar verilmiştir. Tebrikler! Ya da yatıştıran bir sakinleştirici mi desek? Yoksa kalp atışını hızlandıran bir antibiyotik mi? Belki de bunların hepsi. Aşk ve diğer uyuşturucular. Bir parkinson hastası ölebilir mi? Ya da tedavi edilebilir mi? Ya da ben daha ne kadar süre sevdiğim filmlerin yorumlarını hikayeleştirerek yapıcam :)? Aşk da parkinson gibi tedavisi aranan fakat bir türlü bulunamayan; aynı parkinson gibi öldürmeyen ama yaşadığını bazen unutturan bir hastalık mıdır? Değildir. Aşk ilaçtır. Kimi zaman yan etkileri bulunan bir ilaç. Bağlanma problemi yaşayan, çabuk sıkılan, birine ihtiyacı olduğunu hiçbir zaman itiraf edemeyenlerin ilacı. Hayatı boyunca yalnız olan veya yaptığı hiçbir şeyden dolayı takdir görmeyen, kendi kabuğunda, hayata öfkesini cinsel yolla, uyuşturucularla, alkolle, sigarayla atlatmaya çalışan sefil hayatlar... Hayatımızın ipleri elimizde. Değişim gücü de bizde. İnanması hatta yapması çok zor. Görmesi de o kadar ko...