Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

acılar diner mi François

yazmak iyileştirir diyorlar. buna sen de inanıyor musun François? attığım her adımda daha da yaralandığımı hissederken nasıl iyileşebilirim ki? içmek unutturur diyorlar. buna sen de katılıyor musun François? içmek unutturuyorsa bir daha ayık kafayla nasıl gezebilirim ki? sigara kaçıştır diyorlar. bunu sen de düşünüyor musun François? sigaramın dumanını her üflediğimde daha da yakalanmaz mıyım gerçeklere?  intihar başlangıçtır diyorlar. benimle yaşamın sonuna da var mısın François?

Herakleitos'a Atıf

Bazen kendimi nasıl hissediyorum biliyor musun? Bir filmde gibi. Uzun metrajlı, düşük bir bütçeli bir filmde bir figüranım. Zaten düşük bütçeli bir film, maaşı normalinden de az tabii. Ama bu filmde başrol yok, herkes başkasının hikayesinde bir figüran. Yüzümde bir tebessüm oluşursa bunu sadece dikkatle izleyenler görebilir yani. Belli başlı bir rolüm de yok. Kimine göre bir iş kadını, kimine göre bir hayat kadını olabilirim. Kim olduğumuzu bazen biz bile bilemiyoruz ya, neyse. Çocukken hep sorarlardı, büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye. Vermek zorunda olduğumuz için biz olmayan cevaplar verirdik. Kimisi dansçı, kimisi astronot, kimisi ise doktor derdi bu idealizm yoksunu soruya. Daha kendimizi tanımazken verilen yanıtlar... Halbuki sonradan kendimizi hiçbir zaman tam olarak tanıyamayacağımızı fark ettik. Ya da ettim. Kimileri kadar idealist olamıyor insan henüz çocuk yaşından. Kıyıda köşede kalan yazarlığımın hiçbir zaman ekmek teknem olamayacağını anladığım günkü gibi. Dün gibi. Ben...