Soluk soluğa kaldığın gecenin sabahı... Hemen telefonuna mesaj geldi mi diye kontrol ediyorsun. Yeni bildirim yok. Gördüğün rüyanın etkisinde mi kaldın? Kalbin hızla çarpıyor. Terlemişsin. Saçlarını karıştırıyorsun. Uykun hala var ama güneş doğmuş. Geri yatıyorsun ama uyuyamıyorsun. Sağa sola dönerken bunalıyorsun ve kalkıp bir bardak su içiyorsun. Seni rahatsız eden bir his var içinde. Sanki kötü bir şey olacak hissi. Aldırmamaya çalışarak çarşafı gözlerine kadar çekip uyuyorsun. Uyandığında daha rahatsın. Sabah rutini yapıp kahvenle balkona çıkıyorsun. Sigaranı yakacakken fark ediyorsun ki bir dalın kalmış. Son dalını yorgun bir sabaha heba etmek istemiyorsun. Onu günün daha kötü veya daha iyi bir anına saklıyorsun. Telefonda mizah sayfalarına göz atıyorsun. Yüzünü güldürecek, en azından tebessüm ettirecek bir şey arıyorsun. Bunu yanlış yerde aradığını fark ederek telefonu bırakıyorsun. Dünkü kadar perişan bir sabah diye iç geçirerek evden dışarı çıkıyorsun. Maskeye küfür ede ede sah...
bir assolist akımı