Bazen kendimi nasıl hissediyorum biliyor musun? Bir filmde gibi. Uzun metrajlı, düşük bir bütçeli bir filmde bir figüranım. Zaten düşük bütçeli bir film, maaşı normalinden de az tabii. Ama bu filmde başrol yok, herkes başkasının hikayesinde bir figüran. Yüzümde bir tebessüm oluşursa bunu sadece dikkatle izleyenler görebilir yani. Belli başlı bir rolüm de yok. Kimine göre bir iş kadını, kimine göre bir hayat kadını olabilirim. Kim olduğumuzu bazen biz bile bilemiyoruz ya, neyse. Çocukken hep sorarlardı, büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye. Vermek zorunda olduğumuz için biz olmayan cevaplar verirdik. Kimisi dansçı, kimisi astronot, kimisi ise doktor derdi bu idealizm yoksunu soruya. Daha kendimizi tanımazken verilen yanıtlar... Halbuki sonradan kendimizi hiçbir zaman tam olarak tanıyamayacağımızı fark ettik. Ya da ettim. Kimileri kadar idealist olamıyor insan henüz çocuk yaşından. Kıyıda köşede kalan yazarlığımın hiçbir zaman ekmek teknem olamayacağını anladığım günkü gibi. Dün gibi. Beni oluşturan benin her an değiştiği gerçeğiyle yüzleştiğim an gibi. Sarsıcı ve beklenmedik. Hazzı uzun, hazmı yavaş.
Okuduğun her cümle hayatına dokunabilir. İzlediğin bir film seni baştan yaratabilir. Seyirci olduğun bir performans sana kabullenmediğin gerçekleri gösterebilir. Aynı hayatımıza aldığımız yetersiz bütçeli gereksiz figüranlar gibi. Sen gereksiz olduğunu düşünsen de, onun doldurması gereken bir boşluk vardır hep. Bir detayı göze çarptırmalıdır. Öğrendiğim her yeni şeyden sonra artık her şeyi bilmeye yaklaştım derdim önceleri. Ne büyük aptallık. Oysaki daha satırlarına dokunmadığım milyonlarca kitap varken. 'Ben kimim?' sorusunun cevabını öğrenebileceğim bir gün yok. Çünkü değişmeyen tek şey... Bir saniye... Değişmeyen tek bir şey bile yok.
Okuduğun her cümle hayatına dokunabilir. İzlediğin bir film seni baştan yaratabilir. Seyirci olduğun bir performans sana kabullenmediğin gerçekleri gösterebilir. Aynı hayatımıza aldığımız yetersiz bütçeli gereksiz figüranlar gibi. Sen gereksiz olduğunu düşünsen de, onun doldurması gereken bir boşluk vardır hep. Bir detayı göze çarptırmalıdır. Öğrendiğim her yeni şeyden sonra artık her şeyi bilmeye yaklaştım derdim önceleri. Ne büyük aptallık. Oysaki daha satırlarına dokunmadığım milyonlarca kitap varken. 'Ben kimim?' sorusunun cevabını öğrenebileceğim bir gün yok. Çünkü değişmeyen tek şey... Bir saniye... Değişmeyen tek bir şey bile yok.

Yorumlar
Yorum Gönder