Yaralardı onu, ona her dokunduğunda. Fiziksel değil ruhsal bir yaralamaydı bu. Çünkü her ayrıldıklarında -her buluşma sonunda- o, bir yaraymış gibi taşırdı bu dokunuşları, unutmamak için. Bir sonraki buluşmanın ne zaman olacağı her zaman meçhuldü. O, o akşamlarda eve gittiğinde -genelde onu ayakları önce bir meyhaneye götürürdü ama- bir sonraki buluşmayı iple çekmek yerine o günün bitişini düşünür, gözünden akan yaşları başka zamanların aksine o gün engellemezdi. O günler katiyen duş almaz, yatakta her döndüğünde vücudunda ondan kalan hatıralarla kucaklaşır ve o yanındaymış gibi hissetmekten haz alırdı. Onunla aynı yatakta yatacağı, onu koynunda uyutacağı günleri düşler ve kendini uyanık tutmak adına yaptığı çalışmalar sonucu genelde yorgun düşer ve sabaha karşı uyuyakalırdı.
Bu bir sapıklık mıydı? Derin bir aşk mı? Yoksa aşkın kendisi zaten biraz sapıklık mıydı?
Yazıyla alakalı dinlenebilecek şarkılar;
Teoman - O
Sezen Aksu - Biliyorsun
Sena Şener - Bak Bana
Tamar Koprelian and Larissa Hovannisian - Sareri Hovin Mernem
Sting - Shape Of My Heart
Fredrika Stahl - Pourquoi pas moi
Bu bir sapıklık mıydı? Derin bir aşk mı? Yoksa aşkın kendisi zaten biraz sapıklık mıydı?
Yazıyla alakalı dinlenebilecek şarkılar;
Teoman - O
Sezen Aksu - Biliyorsun
Sena Şener - Bak Bana
Tamar Koprelian and Larissa Hovannisian - Sareri Hovin Mernem
Sting - Shape Of My Heart
Fredrika Stahl - Pourquoi pas moi
Yorumlar
Yorum Gönder