Ana içeriğe atla

UFAK BİR MASUMİYET ÖYKÜSÜ

    Yaralardı onu, ona her dokunduğunda. Fiziksel değil ruhsal bir yaralamaydı bu. Çünkü her ayrıldıklarında -her buluşma sonunda- o, bir yaraymış gibi taşırdı bu dokunuşları, unutmamak için. Bir sonraki buluşmanın ne zaman olacağı her zaman meçhuldü. O, o akşamlarda eve gittiğinde -genelde onu ayakları önce bir meyhaneye götürürdü ama- bir sonraki buluşmayı iple çekmek yerine o günün bitişini düşünür, gözünden akan yaşları başka zamanların aksine o gün engellemezdi. O günler katiyen duş almaz, yatakta her döndüğünde vücudunda ondan kalan hatıralarla kucaklaşır ve o yanındaymış gibi hissetmekten haz alırdı. Onunla aynı yatakta yatacağı, onu koynunda uyutacağı günleri düşler ve kendini uyanık tutmak adına yaptığı çalışmalar sonucu genelde yorgun düşer ve sabaha karşı uyuyakalırdı. 
     
     Bu bir sapıklık mıydı? Derin bir aşk mı? Yoksa aşkın kendisi zaten biraz sapıklık mıydı?



Yazıyla alakalı dinlenebilecek şarkılar;

Teoman - O
Sezen Aksu - Biliyorsun
Sena Şener - Bak Bana 
Tamar Koprelian and Larissa Hovannisian - Sareri Hovin Mernem
Sting - Shape Of My Heart
Fredrika Stahl - Pourquoi pas moi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuk İstismarı Suçtur

Son günlerde tanık olduğum videolar, tweetler, fotoğraflar ve haberler yüzünden bu yayını yazmaya karar verdim. Günden güne sosyal medyanın da yardımıyla yaratılan sansasyonlar ile farkındalık kazanması gerekirken gittikçe daha da fevkalade sarsıcı durumlar vuku bulmaya devam ediyor. Az önce bir arkadaşım sayesinde bir video izledim. Şahıs (Ayşe Tükrükçü,47) 9 yaşında amcası tarafından tecavüze uğradığını belirtiyor. Bir günde 3 kere tecavüze uğrayıp anneannesi vücudundaki diş izlerini sorduğunda amcasının da tembihlediği üzere düştüğünü söylüyor. Kahvaltıda annesiyle babası evde olmayan Tükrükçü'yü, amcasının, sofrada kucağına oturtup okşayıp severken bir yandan tecavüz ettiği ifade ediliyor. Tükrükçü olayı annesiyle paylaştığında ''9'' yaşındaki çocuğa annesi, 'kim bilir neler yaptın da amcana suç atıyorsun' tarzı ve daha ağır ifadelerle çocuğa karşı çıkıyor. ''9'' yaşındaki bir çocuğu cinsel arzusu olmak yolunda bir şeyler yapmakla itham...

Yön Veremedik

Kanımca kandırıldık. Son zamanlarda hayatın heyecanı, bir süs eşya gibi. Olmasa da olur ama olmazsa olmaz. Ufacık şeyleri yaşamın vazgeçilmezi haline getiren bizler, küçük ayrıntılara takılmaktan daha büyük detayları hep kaçırdık. Kendimizi en güçlü zannettik ve yanıldık. Yapabileceklerimizi küçümsedik, bu yüzden başarılı olamadık. Hayatın akışına da bir türlü ayak uyduramadık. Çocukken kurduğumuz hayalleri gerçekleşecek sandık. Büyülü bir evrenin varisi gibi hissettik. Ayrıca, hissettirildik. Oysa kapitalist sistemin köleleri olduğumuzu anlamak çok vaktimizi almadı. Sadece görmezden geldik. Geceleri kutu kadar evinde yatağı olmadan büyüyen çocuk çevresinin söylemleriyle kendini fabrikatör olacak sandı. Fabrikada işçi oldu. Memur ailenin çocuğuysa astronot olma deryasındaydı. Zabıt katibi oldu. Babası senarist, annesi üst düzey yönetici olan çocuk da bir hiç uğruna güzel sanatlar okuyup kötü yola düştü. Şu anda hapiste. Müebbet diyorlar. He bir de ailesi gerçekten fabrikatör olan bir ...

acılar diner mi François

yazmak iyileştirir diyorlar. buna sen de inanıyor musun François? attığım her adımda daha da yaralandığımı hissederken nasıl iyileşebilirim ki? içmek unutturur diyorlar. buna sen de katılıyor musun François? içmek unutturuyorsa bir daha ayık kafayla nasıl gezebilirim ki? sigara kaçıştır diyorlar. bunu sen de düşünüyor musun François? sigaramın dumanını her üflediğimde daha da yakalanmaz mıyım gerçeklere?  intihar başlangıçtır diyorlar. benimle yaşamın sonuna da var mısın François?